6 Nisan 2013 Cumartesi

Kurtar Beni

Aynadaki yansımasına baktı, Jemima. Saçları savaştan çıkmışçasına tel tel yolunmuş ve yıpranmıştı.Gözleri uykudan yeni uyanmışçasına bal rengi parlarken, dudakları kan kırmızısıydı.
Bu sefer ki krizini çok ağır atlatmıştı.

Yapmayacaktı.
Yapmayacaktı.
Kendine söz vermişti
Kullanmayacaktı şu iğrenç mereti.
Ama dayanamamamıştı sonunda
Annesiyle kavgası onu inanılmaz bir öfkeye itmişti.Ve tek sığınağı afyon olmuştu.
''Ah, zarif ve güçlü afyon!
Yoksul ve zengin ayırmadan tüm kalplere, asla iyileşmeyecek yaralara ve ''Ruhu isyana sürükleyen acılara''  sakinleştirici mehrem gibidir afyon!
Güçlü söz sanatıyla gazabın amacını silip götürür, suçlu adama bir gece için gençliğinin umutlarınını geri veriri kandan ıslanmış elleri temizler.''


Söylediği mısralarla titredi yavaşça. Bir krizi daha kaldırmazdı gece gece.Hele hele ailesinin yanında asla.
Yavaşça tuvaletten çıktı.Üstüne bulduğu ilk tişörtü ve kotu geçirdi.Telefonunu ve kulaklığını aldıktan sonra çoraplığında ona bakan afyonu gördü.
Poşete atılmış yeşil bir ot.

Gözlerini kapatıp derin nefesler aldı.
Bir şey düşünmek istemedi o an.
Sadece kafasından o afyonun orda olduğu düşüncesini yok etti.
Ve odadan kaçarcasına çıktı.

Boş sokaklarda dolanıyor, kafasından atmak istiyordu bütün her şeyi.
Afyon'u...

Nasıl bulaştığını hatırlamaya çalıştı bu iğrenç, güçlü afyona.
Büyük ihtimalle yine başarısızlığa uğramıştı. Ailesi tarafından yine tartaklanmıştı.
Herkes mükemmel ailelerde yetişmiyordu.
Jemmia için babası mükemmelken, annesi tam bir fırtınaydı.

Kulaklığından, kulağına akan enfes sesle şarkıyı mırıldanmaya başladı.

''
Soluklanmak için ölüyorum,
Niye bir türlü öğrenemiyorum?
Tüm güvenimi yitirdim,
Kesinlikle tersine çevirmeye çalışmama rağmen.''


''Sanırım bir sincap yolunu kaybetmiş.''

Jemmia arkasından gelen kudretli sesle arkasına döndü.
28-30'lu yaşlarında, mükemmel bir çene yapısı olan, hafif uzun saçları ve kirli sakallarıyla bir adam ona sırıtıyordu.
Hemde takım elbise giymişti.
Tanrı aşkına, acaba bir bürokrat mıydı?

''Sincaba benzer bir halim mi var?''

Adam kırkırdamaya benzer enfes bir ses çıkardı. Bu bile Jemmia'nın eriyip bitmesine yeterdi.

''Yolunu kaybetmiş ve savunmasız gözüküyorsun. Ve sincap gibi bakıyorsun. Ayrıca... Ayrıca gözlerinin altı neden böyle mor? Ah, bağımlısın değil mi?''

Ellerini Jemmia'nın suratına uzattığa an, Jemmia büyük bir hızla geri kaçtı.

''Defol git şurdan, pezevenk herif.''

''Kes şunu.Kollarını uzat''

''Sana defolup gitmeni söyledim.Toz ol.''

Adam hızla kollarından yakaladı, Jemmia'yı.Sert kolları arasında sıkışan Jemmia, geçirdiği krizlerden dolayı yorgun düşmüştü.Ve harekette edemiyordu.

''Seni buradan götürmem saniyemi alır. Hatta seni zorla Rehabilitasyona tıkabilirim.''

Sonra adam, kafasını Jemmia'nın boynuna yapıştırdı ve buğulu sesiyle fısıldadı.

''Ama ben sana yardın etmek istiyorum.İzin ver, kurtarayım seni.''

Jemmia, adamın kollarına yığılırken, fısıldadı.

''Kurtar beni.''


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder